Türkiye’nin tarihindeki karanlık sayfaları geride bırakmak ve milli iradeyi güçlendirmek adına önemli adımlar atan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son açıklamalarında darbelerin ülke gelişimine ve kalkınmasına verdikleri zararları vurguladı. 12 Eylül darbesinin, hem milletin ruhunda hem de ekonomik ve sosyal yapıdaki tahribata neden olduğunu belirten Erdoğan, bu karanlık dönemin artık kapanmaya yüz tuttuğunu dile getirdi. Erdoğan, yaptığı konuşmada, ‘Darbeler defteri artık kapanmıştır ve milletimizin iradesiyle Türkiye yoluna emin adımlarla devam edecektir.’ ifadelerine yer verdi.
Samsun Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle sağlık alanındaki büyük ilerlemeleri ve şehir hastanelerinin ülke vizyonundaki yerini detaylıca paylaştı. Erdoğan, muhalefetin hastaneler ve sağlık yatırımlarına yönelik eleştirilerine dikkat çekerek, ‘Sağlık hizmetleri alanında yaptığımız yatırımlar sayesinde Türkiye, artık bölgesinin sağlık merkezi haline geldi. Eskiden vatandaşlarımız sağlık hizmetleri almak için yurt dışına çıkmak zorunda kalıyordu; şimdi ise bu tablo tamamen değişti.’ şeklinde konuştu. 234 bin metrekarelik alana inşa edilen ve 1.027 deprem izolatörüyle güçlendirilmiş olan yeni hastanenin bölgedeki sağlık hizmetlerini yeni boyutlara taşıyacağını belirtti.
Hastanenin donanımı ve kapasitemi hakkında bilgiler veren Erdoğan, bin 458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yataklığı ve 40 ameliyathanesi ile bölgenin en gelişmiş sağlık merkezlerinden biri olma özelliği taşıdığını söyledi. Hükümetler döneminde Samsun’a yaptıkları sağlık yatırımlarına değinen Erdoğan, toplam yatak kapasitesinin 5 bin 415’e ulaştığını ve bu sayının bölgenin sağlık ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşıladığını belirtti. Ayrıca, hastanelerde çalışan uzman ve diğer sağlık personel sayısında da büyük artışlar sağlandığını, iki yıl içerisinde bin 510 yeni sağlık çalışanının göreve başladığını aktardı.
Erdoğan, şehir hastanelerinin yalnızca sağlık hizmetleri açısından değil, aynı zamanda ülke gündeminde ve sağlık sisteminde devrim olduğu vurgusunu yaptı. Eski Türkiye’nin sağlık alanındaki sorunlarına dikkat çekerek, ‘Düzen kurmak ve kalıcı çözümler üretmek benim en önemli hayalimdi. Hastanelerimiz ve sağlık altyapımız, bu hayali gerçeğe dönüştürmek için büyük bir adım oldu.’ dedi. 2002 yılında göreve başladığında sağlık alanındaki yapıların yetersizliği, hastaların uzun kuyruklar ve yüksek maliyetlerle baş etmek zorunda kalmasına neden oluyordu. Çok sayıda sağlık ocağı ve hastane inşa edilerek, doktor ve hemşire sayısı katlandı ve vatandaşların sağlık hizmetlerini almakta yaşadığı zorluklar önemli ölçüde azaldı. Erdoğan, ‘Yatırımlarımız sayesinde Türkiye, sağlık alanında dünya sıralamalarında ileri bir konuma yükseldi.’ diyerek, bu başarının sadece başlangıç olduğunu vurguladı.
Son olarak muhalefetin şehir hastanelerine yönelik eleştirilerine değinen Erdoğan, “Eleştirilerin hiçbirinin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu hastaneler, koronavirüs salgını sürecinde büyük bir misyona hizmet etti. Her zaman ileriye dönük ve modern sağlık altyapısına öncelik verdik. Ayrıca, yapımı devam eden 13 şehir hastanesinin de tamamlanmasıyla, bölge ve ülke genelinde ulaşılabilir kaliteli sağlık hizmetleri artarak devam edecektir. Terör ve diğer iç tehditlere karşı mücadelemizde olduğu gibi, millet iradesine ve kalkınmaya olan kararlılığımızı sürdüreceğiz. 12 Eylül darbesinin izlerini silip atmak ve adaleti tam anlamıyla tesis etmek milli iradenin zaferidir ve bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.” şeklinde kazandı. Erdoğan, bu görüşleriyle hem geçmişe ışık tuttu hem de geleceğin Türkiye’sinde daha güçlü ve bağımsız bir ülke inşa etme hedeflerini bir kez daha dile getirdi.
